18 Haziran 2015 Perşembe

Hagi Olmak vol: 2


Zamanın birinden...

Durup dururken burnumun direğini sızlatmış oyuncudur. Hatta ne oyuncusu yahu, tanımına tüküreyim extensor. Burnumun direğini sızlatmış sanatçıdır... Hani Arda'nın arabası konuşuluyor falan ya... Bana ne? İsterse uzay mekiği alsın da...
Az önce şey öğrendim. Hagi'nin en sevdiği yemek, ekmek arası dometes peynirmiş... Hay anasını gözlerim doldu...

Bir insan bu kadar büyük olup, bu kadar basit olur mu? Belki de gerçek büyüklük budur ha ne dersiniz?

Yani ben 40 yaşıma kadar oynayacağım deyip, Galatasaray efsanesiyken, yedekliğe düşecek kadar küçülmeyi kendine yedirememektir büyüklük.
Üç kuruş daha para alacak diye, futbolu bırakmayıp bu duruma düşmemektir büyüklük ha?

Türkiye'nin en iyi oyuncusuyken Fatih Terim'le jip kavgası yapmamaktır belki de. Paragöz olmamak, aç gözlü olmamak.
100. yılı bekledikten sonra, 3-5 ay sonra Gençlerbirliği'ne gidip 20 senelik kulubune iki kişiye kızdın diye gol atınca kol geçirmek değildir büyüklük.
Sonra o kulube geleceksin... Teknik Direktörlük yapacaksın, gol atarken deli gibi seviniyordun...

Onlar için Galatasaray; yöneticiler, hocalar, siyasi, politik ilişkilerdi.
Hagi için Galatasaray; taraftarlardı, bizdik. Hagi sanatçıydı. Para göz değildi.
Vay efendim, ulan neden bana Metin Oktay değeri vermiyorsunuz demedi.
Heykel meykel ağzına almadı
Hagi futbolu bıraktığı maç derbi maçında Trabzonspor'a 2 tane atan adamdı. Bırakırken bile sahanın en iyisiydi Hagi.
O gollerden biri de 30 metreden ha.

Sahaya resmen hükmediyordu.
Öyle Messi gibi falan değil. Çok farklı. Emir verir gibiydi. Komutan gibi.
Orta okulda falan tarih öğretmeniniz vs olur ya. Her haltı bilir. Karizması altında eğilirsiniz.
Ne derse boyun eğersiniz. Rol model alırsınız kendinize, hayranlık oluşur... Onu tanrı gibi görürsünüz ya.
Sahadaki bütün oyuncular Hagi'yi öyle görüyordu...
Sanki elinde asa var gibi oynuyordu herif.

Futbol oynarken bu kadar ürkütücü derecede bir karizmaya sahipken bir insan normal hayatında nasıl bu kadar basit olur?
Nasıl bu kadar naif, nasıl bu kadar güzel olur?

Peynir domates lan... Bizim gibi.
Giyimine kuşamına da dikkat etmezdi Hagi. Giyerdi bir gömlek tamam...
Ben köklerimi unutmadım zırvasını yapmadan, hayatımda gördüğüm en köklerini unutmayan adamdı Hagi.
Babam gibi yahu.
Peynir domates.

Bir de şerefsizler ordusu, dediler ki bu adama zeki çevik ahlaksız.
Bakın piçlere.
Neden? Taraftarına hırsız demiş.
Lan bir de düşün neden demiş?
Nedir bir telefon Hagi için.
Milyar tane telefon alır mal varlığıyla. Bir tanesi nedir ki, işini tehlikeye atsın, ismini tehlikeye atsın bir telefon için adam. Salak mıydı o kadar Hagi?
Haaa Hagi onu düşünmezdi işte. Hakan olsa duygu sömürüsünü yapar telefon size feda olsun der.
ama Hagi kızar. Çünkü önemsediği, sevdiği insanlara kızar Hagi
Siz sevdiğiniz insanların sizin bir şeyinizi çaldığını düşünseniz kızar böyle tepki vermez misiniz?

Metin Oktay bile kendi filminde oynamıştır, onun büyüklüğünü anlatan bir film... Hiç hoşuma gitmiyor o film.
Hagi ise hiç bunları yapmadı.

Basit şeylerle mutlu olmayı bilen, inanılmaz karizmatik bir insandı Hagi.
off ulan... Peynir domates ha...

2 yorum:

Metehan dedi ki...

ben küçüktüm hagi sahalarda estirirken sadece galibiyetlere sevinir,mağlubiyetlere üzülürdüm..bilmezdim sahada kimin ne rol oynadıgını..şimdi keşke hagiyi şimdi maç izlediğim gibi izleseydim,keşke galibiyetlere sevinmenin yanısıra onun nasıl oynadıgını da anlayabilseydim :)

Playful Penguin dedi ki...

Metin Oktay'ın kendi hayatını anlatan filmde oynaması neden hoşunuza gitmiyor?