Sinirler her geçen hafta daha çok geriliyor birileri karar alabilecek basireti gösteremezse tribünlerde şiddet ve küfürlü tezahuratlar artacak. Derbi maçlarda insanlar birbirlerini hiç hoş olmayan hitaplarla itham edecekler. Spor gün geçtikçe şiddet halini alacak ve basketbol voleybol gibi her spor dallarında da kulüpçülük olduğu için bu sporlar dalları bile şiddet barındıracak.
Bunu sağlayan yine pislik siyasetin spora bulaşması olacak. Spor ve sanat, dalkavuk, pislik iş adamlarının veya politikacıların malzemesi olmaktan çıkarılmalı.
Ankaragücü'nün şu duruma düşmesi haktır. Zamanında siyaset kurtarmıştır, şimdi de siyaset düşürüyor. Onlar her zaman devletin maşasıydılar buna penbe rüyalar görürken karşı çıkmayanlar bu kabusu hak ediyorlar.
Neyse bu konu çok da üzerinde durmak istediğim bir husus değil. Bir kaç hafta önce twitterda şiddetin her geçen hafta her statta artacağını söylemiştim.
Galatasaray tribünleri, çok da dolu olmadığı bir maçta hayatımda gördüğüm en yüksek ses düzeyine ulaştılar Fenerbahçe derbisi hariç.
Fakat Galatasaray tribünleri için bu gece, hem en onurlu, hem de en utanç verici gecelerden biri.
3 Temmuz'dan bu yana süre gelen süreci protesto etmek için ancak Ocak ayını beklemek tam Galatasaray tribünü ezikliğine uygun bir hadisedir.
Koyun gibi yönetiliyorlar ve ancak Galatasaray yönetimi hepsinin koltuğuna beyaz mendil bıraktığında akıllarına geliyor ses çıkarmak.
Bir önceki protestolu iç saha maçında pankart yaptıran ve tezahurat hazırlayan da yine yönetim veya yönetimin isteğiyle bir uşak tarafından yapılmış.
Beşiktaş taraftarı gibi taraftar içinde gelerek bir şey yapamıyor hepsi ezik ve koyun.
Beşiktaş yönetimi şike konusunda ağzını açmaktan korkarken taraftar Eskişehirspor maçında Eskişehirspor'a sahanın kapanacağı malumken üstelik küfürler ettiler.
Beşiktaş taraftarını aklıselimlikle, zekayla, mantıkla ifade etmiyorum. Kulübün bu kadar borçlanmasını, belki geleceğini bu kadar karanlığa sokmasını sağlayan olgulardan biridir.
Yıldırım Demirören o rezil başkanlığının ardından her hafta istifaya davet edilirken kulübün geleceğini töhmet altına sokacak maddi harcamalarla Q7'leri falan getirdi Beşiktaş taraftarı da son derece ahmakça bu transferlere kanarak resmen geleceğini tehlikeye attı.
Ben Beşiktaş taraftarını örnek göstermiyorum ama en azından kendileri karar alıp, kendileri uygulayabilecek kadar özgür bir grup, Galatasaray taraftarı gibi koyun değil.
Trabzonspor dahil, şu şike soruşturmasında en başı yanmayacak takım bariz bir şekilde Galatasaray. Bu gün gibi ortadayken Galatasaray taraftarı rakiplerinin alması gereken cezaları alması için ses çıkaramıyor gücünü gösteremiyor.
Fenerbahçe çok büyük bir camia eyvallah da biz eşek başımıyız diyemiyor.
Ezeli rakibinin düşmüş durumundan yararlanmak olarak algılamayın. HAKETMİŞSE! diyorum.
İnter Juventus ve Milan'ın şikesi sonucu son 5 senede 4 kez şampiyon olmuştu diye hatırlıyorum haksız yere mi oldu? Yapmasalarmış.
Gel gelelim Galatasaray bunu hak etmiyor, taraftarı hak etmiyor. Gelecek beş senede önünü açabilecek büyük bir hamlenin farkında değiller.
Maça giderken metroda Ankaragücü'ne küfür ediyorlar. Stada bir giriyorlar abileri hazırlamış Dayan Ankaragücü pankartı bu sefer başlıyorlar Ankaragücü'nü alkışlamaya.
Maçla ilgili bir şey demeye gerek yok. Gökhan Zan çok daha iyi bir stoper yedeği diyordum Servet'e kıyasla. Yiğit Gökoğlan Aydın'ın sarı kramponlusu diyorum.
Ceyhun ve Engin iyi rotasyon elemanları olur Ceyhun'un katkısının daha az olmasının nedeni oyun tarzının ona uymaması. Ceyhun'a göre çok tempolu bir oyun oynanıyor ve Galatasaray ortasaha derininde Ceyhun'un orjinal mevkiisinde oyuncu kullanmıyor. Yoksa Ceyhun fit durumda hem Demirspor maçında hem bu maçta sağlam bastı iyi top kazandı, zekasını sevdim iyi pozisyon alıyor ama yavaş ve agresif oynamayı bilmiyor. Ondan 10 cm kısa Engin köpek gibi basarken ısırırken o Hakan Balta gibi oynuyor. İkisinin de Alman alt yapısı alması ikisinin de yavaş olması, agresif olmaması, zeki olması bayağı benziyorlar birbirlerine ve ben ikisi için de en uygun mevkii olarak stoper demişimdir hep.
6 Yorum yapılmış:
yazı sanki yarıda kalmış gibi :)
:) Maça daldım karıştı piyasa :)
katılıyorum. Servet'i bir an önce gönderip Ceyhun'u stoper yedeği olarak kadroda tutmak gerekir. Selcuk ve Melo'nun yedeği olacak adam da ya Holmen ya da Veysel Sarı'dır. Muhtemelen su an cok piyasası olmayan Veysel Sarı'yı almasını isterim.
Melonun galatasarayda sahada aldığı rol daha çok ceza sahasına girmeyen gerekirse defansı 5leyen defans öncelikli bir oyun anlayışı gibi geliyor bana. rolü bu. ceza sahasına koşular önceliği değil onun. tabii ben böyle düşünüyorum. Böyle bir rol için holmenin düşünülmesini doğru bulmuyorum. Holmen ceza sahasına sıksık girmeye çalışan bir oyuncu. bunu seviyor ve arkasında bir defansı toparlayan ortasaha stepnesi istiyor. Holmeni Melonun yedeği olarak düşünmek Holmenin özelliklerinden daha az faydalanmak demektir. bu roldende hoşlanacağını sanmıyorum holmenin. melonun yedeği rolü için Veysel sarı daha uygun bu role sanki hem seviyor bu rolü ve gelişimede açık.
Celal Abbas: Haklısın ama hem sistemin değişeceğini düşünüyorum zamanla hem de Holmen Veysel'den çok daha üstün bir oyuncu
futbola yorumun kusursuz katılmadığım noktalar da dahil. bir ara bıraktım okumayı tarzın hoş değildi o eksiğinin üzerine gitmene çok sevindim demek ki sende farkettin bu çok güzel bişey . ancak tribün konusunda bazı yanlış duyumların var bana kalırsa . bu lafımdan sonra beni ultraslan sanma kombinem dahi güneydendir fakat yeri gelince hakkını da verelim yerine gelince yerin dibine soktuğumuz adamların. yönetimle ilgili bi durum yok kimsenin selpak koyduğu da yok tribünlere(ultraslan - üni den çok yakın arkadaşlarımdan ötürü biliyorum ) tamamen ultraslanın planladığı düşündüğü bir şeydi . bunun dışında üzerlerinden oluk oluk samimiyetsizlik akan beşiktaş taraftarını övmene inanamadım (tribün performansından bahsetmiyorum) . yönetimle iyi ilişkilerden bahis açılacaksa burada uzak ara lider çarşıdır ( yeter demirören dönüşümü ) . az çok tribün içinde yer almış insanların da çoğu bilir ha diğerleri çok mu farklı hayır fakat çarşı kendi kararını verse 2 transferden sonra demirörenci olmazlardı hala ses çıkarmadıkları bi ton konuda mevcuttur .
kolay gelsin .
saygılar .
Yorum Gönder