15 Ocak 2012 Pazar

Galatasaray - Karabükspor

Maçı kazanan takım değil, bireysel kalite farkıydı.

Twitterda bir arkadaşın yorumunu beğendim biz zaten Selçuk'a Baroş'a bu paraları takım kötü oynarken de kazanalım diye veriyoruz.

Klasik şu yorum yapılabilir, iki takım da girdiklerini atsa maç 5-5 biter. Ulan Shelton her girdiğini atacak oyuncu olsa Karabükspor'da işi ne? Ya da neden Baros'un üçte biri maaşı var.

Baroş ve Elmander iyi sağlıklı olduğu sürece (yani en az 2 aylık sakatlık yaşamadıkları sürece) onların üstüne transfer yapmaya gerek yok. Onların altına genç transfer yapmak lazım. Onların üstüne Drogba almak değil. Onların altına Mustafa Pektemek'in yabancısını bulmak lazım (Türk'ü yok boşuna bakmasınlar :)

Bu hadiseler kulüp dengesi için önemli ben Ronaldinho'yu da istemem. Çünkü sen Ronaldinho'ya atıyorum 7 verirken 2. en çok kazanan topçuna 3 veriyorsan zaten önce sen Ronaldinho seviyesinde değilsindir. Ve Ronaldinho'nun seni karşılayabilmesi için en iyi oyuncundan iki kat fazla performans vermesi gerekir. Hagi bunu verebilecek iş ahlakına sahipti. 5 sene aynı istikrarla oynadı. Ronaldinho'nunsa istikrarla oynadığı koca futbol hayatında sadece 2-3 sezon var Barcelona ile. Bence Ronaldinho acayip riskli transfer olur. Melo ile birlikte bir bakmışız Brezilya'dan geç dönüyorlar falan muhtemel raylar bu kadar yerine oturmuşken 2 alt yapı oyuncunu son derece karakterli bir ortamda A takıma sokabilmişken bu kadar karakteri meçhul bir yıldıza ne gerek var.

Geçiyoruz Galatasaray ilk yarıda katı ve sert Karabükspor savunmasını geçemedi 4-3-3 dizilmişti Karabükspor'u beğendim ama kalite farkı önce Baros sonra Elmander işi bitirdi.

Galatasaray tribününün çapulcuları Muslera'nın 2. yarı koruduğu kalenin arkasındalar. Adana Demirspor maçında rakibe 4 tane %100'lük gol pozisyonu ve bir de gol armağan eden Servet'i Seeeerveet diye bağırlarına basmışlardı. Kazım'ı da iki haftadır ıslıklıyorlar ki Kazım rakibin en büyük sılahı Shelton'u durdurabilmek için Ujfa'ya sürekli yardım etti. Ayağında ve hücumda top tutabildiği, oyunu sete çevirebildiği için zaman zaman Galatasaray'ı rahatlattı ve rakibin 10 kişi kalmasını da o sağladı.

Tribünün o kısmı tam bir çapulcu ordusu. Takımı 3-0 öndeyken futbolcusunu ıslıklayabilecek kadar nankör ve aşağılık. O adamların gözünün önünde Mustafa'nın onlara gol atması da reva. Aynı Mustafa Samsun'da golünü de yine o kaleye, onların gözünün önünde atmıştı. Onlara hak.

Engin Baytar sezonun en süpriz, joker transferi.

Baros ve Elmander'in kalitesinden o kadar çok etkilendim ki FM'yi açıp transfer yapmayıp 4-4-2 Elmander - Baros yapasım geldi ben bir kere GS savi açmıştım ama Mehmet Topal'ı alabilmek için Baros'u satmış 4-3-3 denemiştim yeteri kadar zevkli değildi.

Neyse Baros Elmander ikilisinin uyumu da gün geçtikçe artıyor derken Baros'un sakatlığı çok üzdü 3. santrafor transferi bir an önce yapılmalı. 3. santrafor dediğim şu Elmander 1, Baros iki, Sercan Yıldırım 4. Oraya Sercan'dan iyi, Baros ve Elmander'den tecrübesiz genç ama potansiyelli bir adam lazım. Ve bir an önce lazım.

Emre Çolak şut çekme kabiliyetini geliştiriyor, ayak üstünü iyi kullanıyor. Misal Sercan'ın en büyük eksiklerinden biri bu. Ayağı yamuk gibi çocuğun ayak üstüyle hiç şut atamıyor hep ayak içi vuruyor

Son olarak Servet'in Sabri'ye tercih edilmesi üzücü.

2 Yorum yapılmış:

selaminko dedi ki...

Kazım'a ciddi haksızlık yapılıyor. Dün adamın üstünde ciddi bir gerginlik biraz da bosvermislik kopmusluk vardı. Adam gol atabilmek icin cırpındı. Bazı GS taraftarı farkında değil ama bu adam bu tribunleri cok seviyor ve surekli onların sevgisini görmek istiyor. Dün penaltıyı atıp taraftara ismini söyletmek istedi ama maalesef Melo izin vermedi. Dikkat edin sevinmelerde de pek gelmedi. Adama haksızlık yapıyorlar ve at gözlüğü ile bakıyorlar. Adam oynadıgı her mac ilerde top tutan bir adam ve daha önemlisi geride sağ beke ciddi desteği var. Ayrıca bu adam kimse farkında değil belki ama yabancıların ortama alışmasında bir numaralı unsurdu. evet bazen beni de cıldırtıyor ama kardesim bir adamın üstüne bu kadar gidilmez ki. Görmüyormusunuz körmüsünüz adam sizin desteğinizi bekliyor. Acaba bu adam su an türkiyede Kazım Kazım olarak değil de Jamaikalı veya İngiliz Colin Richards olarak oynasa ne diyeceklerdi. Bazen Türk topcularının kızdığı kadar var. Bu adama sahip cıkılmalı.

asma dedi ki...

Senin tanıdığın Fatih Terim Ronaldinho'yu istemişmidir, bana sanki istemiş yada olumlu bakıyor gibi bir izlenim yarattı. Bana görede
gereksiz olur tabi maliyet açısından. Senin dediklerinede büyük oranda katılıyorum, istikrar hariç. Şöyleki barcelona'da oynadığı 5 sezonda yalnızca bir sezon oda ağır sakatlık yaşadığı 2007-2008 sezonu hariç her sezon takımını sırtlamıştır. Gene milan'da oynadığı ilk 2 sezon müthiş işler yaptı, flamengo'dada son sezon devam etti. dünya kupası p.s.g falan filan da cabası. Zaten futbol hayatı boyunca 2-3 sezon istikrar sağlayabilmiş bir futbolcu bu kadar efsane olabilir mi ?

Diğer fatih hoca'nın bahsettiği isimlerden Shaqiri, Matias Suarez ve Guillaume Gillet'i açıkçası pek tanımıyorum sadece gillet bursaspor maçında biraz dikkatimi çekmişti. Umarım bu 3 oyuncudan biri transfer edilir. İyi bir scouting yapılmışsa, Ronaldinho'dan daha fazla faydalı olacaklarına inanıyorum. Zaten genelde fatih hoca'nın beğendiği oyuncular yetenekli, hızlı kanat oyuncuları oluyor :) Fakat ben 3 oyuncununda alınmasının zor olduğuna inanıyorum çünkü hepsi klübleriyle şampiyonlar ligi ve avrupa liginde yollarına devam etmekteler. Özellikle Anderlecht avrupa liginde şov yaptı yani bu iki takım bu kadar formda en önemli iki oyuncusunu(anderlecht) satmaya sıcak bakarmı ? Zannetmiyorum, içimden bi ses yüksek bonservis bedelleri ödenip alınacaklar yada beklemediğimiz süpriz bir isim bu dört oyuncu dışında takımıza katılıcakmış gibi görünüyor. Riera transferinde olduğu gibi.