16 Ocak 2012 Pazartesi

Efsanelerden Geriye Kalan



Geçen gün rüyamda Alex'in vefat ettiğini gördüm. Lefter'in vefatının hemen ertesi sabahıydı. Çok üzüldüğümü hatırlıyorum. Uyandığımda Alex'in hiç kaçırmadan attığı penaltılar vardı aklımda. Alex'in attığı gollere tühh bee tepkisi versem de Alex özel bir insan, sevilmeyecek bir oyuncu değil, onu sevmiyorsanız karakterinizde bir sorun olmalı başka bir açıklaması yok. Çünkü o bir efsane o bir sanatçı.

Bilirsiniz ben Hagi için sayfalarca yazı yazdım. Bir jenerasyon sonra onun için kitap da yazacağım. Biraz unutulmasını bekliyorum. Neyse Galatasaray camiasının en büyük vefasızlığı aslında Hagi'yedir. Bizim için vefasızlık yapıldı diyenlere aslında Galatasaray camiasının vefasızlık falan yaptığı yoktur. Bugün yine açıklamalar yapılmış bize yemek verilmediği oldu denmiş. 3 milyon dolarlık anlaşma yaptın Galatasaray'la git de yemeğini de kendin al arkadaş.

Hakan Şükür, Bülent düşmüş oldukları halde biri Baros'dan çok daha vasatlaşmış, diğeri Tomas ve Song'tan çok daha yavaşlamış ve güçsüzleşmiş olduğu halde oynayacağız diye ağladılar. Bırakmasını bilseler uğurlanmanın alasını da yaşarlardı. Yüzsüzlük yerine saygı besleseler bunlar yaşanmazdı. Onlar için Galatasaray her zaman siyasi, politik ilişkiler oldu, başkanların ve yöneticilerin oyuncularıydılar onlar. Hagi ise onu neyin Hagi yaptığını biliyordu. Hagi'yi Hagi yapan onun sanatını hisseden taraftarlardı.

Hakan ve Bülent 20 senelik oyunculuklarını alkışlar eşliğinde bırakmayı tercih etmediler, o vizyona sahip olmadılar ve işte geldikleri yer de ortadadır. Hakan Şükür milletvekili falan oluyor. Onun politik kafasına çok uygun. Atatürk'ün dediği gibi milletvekili olursun ama sanatçı siksen olamazsın.

Adama heykelini dikelim dediler yok hala bırakmadı ne yapacaktı Adnan Polat domalacak mıydı daha ne yapacaktı yani.

Hagi bu takımdan giderken bir kere bile bana jubile yapın demedi, bir kere bile bana heykel dikin demedi. Metin Oktay'a onu yaptınız bana yapmadınız vs ağzına bile almadı en çok hak eden de oydu.

Parasını son kuruşuna kadar hak etti. Futbolu bırakacağı son güne kadar idman kaçırmadı. Galatasaray'daki ve futbol hayatındaki son maçında bile sahanın en iyisi oldu. Galatasaray Trabzonspor'u 4-0'la geçerken maçın 2 golünü o attı biri 30 metreden. Böyle bıraktı ve giderken hiç bir şey beklemedi.

Hagi'yi çoğu eski Galatasaraylı futbolcu övmez, Suat Kaya hariç. Bugün Arda'nın açıklamalarına isyan etmiş artık ki bu kulüpten asıl kovulan adam Suat'tır. Alt yapıyı çalıştırırken Gerets kendisini tanımadığı için soyunma odasından kovmuştu. Sonra da ayrıldı Galatasaray'dan Suat, kimse de kal demedi, dön de demedi.

Suat, Ergün Hagi dururken hala ve hala bazı isimlerin ve onların yetiştirdiği yeni yeniçerilerin ağlaması da beni üzüyor.

Yukarıdaki video 1998'den Hagi ilk defa heykel lafını futbolcu arkadaşları için ağzına alıyor. Hagi'nin adalet anlayışı bu. Diyeceksiniz ki taraftarı önemseyen Hagi dedin yukarıda ama hırsız ...

Hırsız konusu bir basın şişirmesidir. Siz önemsediğiniz ve sevdiğiniz insanların sizin bir şeyinizi çaldığını düşünseniz sinirlenmez misiniz? Hakan Şükür olsa sinirlenmez, bir telefon size feda olsun der politikasını yapardı. Hagi mal varlığıyla milyon tane telefon alır ama onun için önemli olan telefon değil sevdiği adamlardan gördüğü muameledir.

Yukarıdaki videoyu Romanya'da yaşayan, Romanya'da doğan ve büyüyen arkadaşım Eden'den aldım, çevirisini de yaptı. Eden iki sene falan önce beni okumaya başlamış. Hagi hakkında yazdığım yazılardan sonra tanıştık.

Şimdi onun çevirisi ve video ile baş başa bırakıyorum sizi.

"acele yazdim - gramer/dil hatalari olabilir - sen duzeltirsin (gerek yok :)

Yıllardan 1998 – Romanya Milli Takımı eleme gruplarından namağlup Fransa Dünya Kupasına katılmaya hak kazanıyor. Altın neslin ard arda üçuncu DK’na katılışı. Zaten Romanya’nın bir Dünya Kupasına son katılışı.
Bilmeyenlere – Romanya Hagi’den önce ( 90’dan önce ) sadece 34,38 ve en son 70’da bir Dünya Kupasına katılmış bir takım. Avrupa Şampiyonasınada sadece 1984’da katılabilmiş bir takım.
Hagi önderliğinde Romen Milli Takımı 90,94,98 Dünya Kupasına sadece katılmakla kalmadı – her zaman gruplardan çıktı ve 98 Hrvatistan maçı hariç her zaman penaltılardan sonra çıktı ( Irlanda 90, Isveç 98 ). 90’da Maradonalı Arjantin’le beraber kaldılar, SSCB’yi yendiler, 94’de DK favorisi Kolombiya’yı yendiler, Batistutalı Arjantin’i elediler, 98’de Ingiltere’yi yendiler.

1998’te Romen Milli Takımı altın çağın zirvesinde olmasına rağmen – Romen ligi karanlık kişilerin yüzünden çok kötu durumda ve Milli Takım oyuncuları buna isyan ediyor. Aynı zamanda – çoğu yurtdışında oynayan takımın yıldızları yatırım yapmak için hükümetten destek istiyor.Ayrıcalık değil – sadece adil şartlar istiyor.
Ligin durumunu protesto etmek için hatta artık maç yapmamakla tehdit ediyorlar.
Buna karşı bazı basın mensupları oyuncuları artık şımardılar diye eleştiriyor.
DK öncesi efsane kaleci Chilavertli Paraguay ile maç yapılıyor. Maç sırasında bir dönem Samsunspor forması giymiş kaleci Stelea, hata yapıp gol yedikten sonra kale arkası tribünleri tarafından maç boyunca ıslıklanıyor. Tribünlerin bilmediği şey –çoçuğun ciddi ameliyat geçirmesine rağmen Stelea’nın maça çıkmış olmasıdır.
Maç sonrası basın toplantısında Hagi yanındaki antrenör Iordănescu’nun sakinleştirme çabalarına rağmen kendini tutamıyor:
Olamaz, sizin yüzünden, basının yüzünden bütun bunlar – onların ( tribünlerin ) yaptığı sizin yüzünden….artık Bükreşte oynayamıyoruz….nerde oynayalım ? Biz Romanya için oynuyoruz…Romanya için oyunuyoruz,ulan…ve sizin yüzünuzden , basın ve televizyonların yüzünden ,sizin yaptıklarınızdan….bizi istediğiniz gibi yaptınız….sen,bıyıklı, yapma, bıyığınla ,yapma öyle…
Sizi kötü alıştırdık...10 yıl boyunca…gelin açık konuşalım….hesabı yapalım …gerçeği ortaya koyalım..buradaki duruma rağmen son 10 yılda sizi kötü alıştırdık… Romanya’da hiçbirşey yok, hiç futbolumuz yok…Romen takımları ne yaptı? Bir tane başarıları bile yok…söyleyin.. var mı? Bizi rahat bırakın, çünkü biz bunu iyi yapıyoruz, şimdilik bunu iyi yapıyoruz, sonra sizin ne yapacağınıza bakarız…Bize heykel dikmelisiniz. Bunu hakediyoruz biz.Bizim son 10 yılda buradaki duruma rağmen: ekonomik, sosyal vs. yaptıklarımız için biz bunu hakediyoruz. Bize heykel dikmelisiniz. Biz mesleğimizi iyi yapıyoruz. … Romanya’daki futbol bitecek. Bitecek, size bunu söylüyorum.Sıfır.2-3 yıl sonra sıfır…

98’den sonra Hagi halkın yoğun ısrarları üzerine Milli Takıma döndükten sonra Romanya Avrupa Şampiyonasına katılıyor. Ingiltere’yi yine son dakikalarda deviriyor. Bundan başka sadece 2008’de çok silik bir şekilde final turnuvaya katılıyor Romen takımı. Hagi’nin söylediği gibi: koca bir sıfır var arkada kalan."

7 Yorum yapılmış:

ozdmroz dedi ki...

Paylaşmak istedim yazını ancak bulamadım herhangi bir seçenek.

Okudum her bir satırını tüylerim diken diken oldu. özellikle video'da Hagi'nin özgüvenine hayran kalmamak elde değil boşuna demedik "comandante"

asma dedi ki...

"oynayacağız diye ağladılar"
yahu biri senin tuttuğun takımda 630 maça çıkmış, diğeri 400 küsür maça çıkmış 200 küsür gol atmış, ağladılar demek. Kişisel olarak sevmeyebilirsin, ama şu iki futbolcuya her galatasaray'lı saygı duymak zorunda. Bu iki adam sana mı veya her kimse galatasaray klüb başkanına mı sorucak ne zaman futbolu bırakıcağını ? Lütfen oynadılarsa paralarını da çatır çatır aldılar diye savunmayın. Ve ben sanmıyorum iki oyuncuda bir sezon daha sırf para için oynasınlar. Para için oynayanlar orda biri paten kayıyor, biri abuk subuk bir yarışma programında jurilik yapıyor. Galatasaraylı 2000 dönemindeki hangi futbolcuya sorarsan sor gördüğün en çalışkan futbolcu kimdir diye ? Ya hakan şükür der yada bülent korkmaz. Hakan şükür son sezonunda kaç maçta oynamış kaç gol atmış lütfen bakınız nasıl baros'un gerisinde dersiniz ? Heykel konusunda Hakan Şükür heykel gibi bir talebim olmadı dedi zaten. Şunuda hatırlatıyım hakan şükür fanı filan değlim ama senin Hagi sevgin objektif düşünmene engel oluyor gördüğüm kadarıyla. Herneyse, ne yazık ki bunların yaşanmasının en büyük sebebi Adnan Polat'tır. Bu şey gibi oldu sen babasın yaşlandığında oğulların sana bakmayıp seni huzurevine bırakıyor. Emektar futbolculara aynen böyle davrandı. Varsın bi yıl daha oynasalardı en fazla bi yıl şampiyon olamazdık.

extensor dedi ki...

asma: Bülent önce 100. yılda bırakacağım dedi, sonra 100. yılda bırakması için takımda tutttular bırakmadı, ben daha oynayacağım dedi, git oyna dediler o günden beri ağlıyor, sürekli takıma zarar veriyor. Yemek muhabbeti benim bildiğim şu. UEFA kupasını kazanan kadro 02-03, 03-04 dönemlerinde Terim ile tekrar başarılı olamadı. Olamama nedenlerinin en başında bu oyuncuların kendilerini ilah sanması geliyordu benim bildiğim alt yapıdan gelen oyuncularla yemek masalarını bile ayırdıkları falan yönündeydi o dönem alt yapıdan gelen çocukları kendilerinden o derece aşağı görüyorlardı. Terim de son çare Bülent, Hakan Ünsal ve Arif'i kadro dışı bırakmıştı ve Florya'da yemek yemeleri yasaklanmıştı Arda'nın anlattığı da bu muhabbet Arda o zaman 14-15 yaşında ne bilir ne olup ne bittiğini ayrıca nasıl olur da Lefter'in vefatından girip yarım dakika geçmeden olay Bülent abisine döner insanın onu çözemiyorum yani

asma dedi ki...

doğru bende hatırlıyorum de boer'le bülent'in ne hallere düştüğünü. O ara bir kadro dışı bırakma hadisesi yaşanmıştı baliç, arif filan ama sonra fatih hoca öyle birşey yok, gs'ye bu kadar başarı kazandırmış oyuncuları kadro dışı bırakma söz konusu olamaz gibisinden bir açıklama yaptı diye hatırlıyorum. Aslında çok ta net hatılayamıyorum sizin söylediklerinizde doğru olabilir bu yönde bir iddaam yok. Sonrasında bu kadro dışı bırakma mevzusunun gs'nin tamamen kötü gidişat, hocanın çok güvendiği oyuncuların istenen performansı verememesi, her zamanki gibi basının hedef göstermeleri, taraftarın günah keçisi araması ile alakalı olduğunu düşünüyorum öyle bişey belkide bilinçli olarak bir gaz alma operasyonu olarak içerden birileri tarafından ortaya atılmış olabilir, zaten bülent o sezon oynamayada devam etti galatasaray'da 55 puanla ligi bitirdi. Sonra hagi geldi falan filan. Öncede gelmiş olabilir herneyse, zaten klüb içerisinde kim bilir ne işler dönüyor bizim bilemediğimiz, trt'de hasan şaş bir keresinde şöyle konuştu "bize yapılanları ben burda anlatsam insanlar galatasaray'lılığından soğur". Fakat oda sonunda döndü dolaştı kümese geri döndü :) Buda demek oluyor ki her kafadan bir ses çıkıyor insan neye inanıcağını şaşırıyor. Asıl olaya dönersek te anlatmak istediğim veya sitemim diyelim kullandığınız cümlenin eski futbolcularımıza olan nefreti körüklemekten başka bir işe yaramayacağını dile getirmekti. Ek olarak, zaten ben arda'da çok doğru konuştu demiyorum, bir önceki postumda arda'nın laflarıyla ilgili bişey demedim. Siz belki o konuyla ilgili açıklama yapmak istediniz ise o ayrı. Zira ünal başkan "gençliğine veriyorum", abdurrahim albayrak "arda artık gs'ye gelemez" gibisinden demeçlerle olaya noktayı koydular. Herşeyden önemlisi, bu sene çok şeffaf gidiyoruz klübte teknik ve yönetim bazında herşey 2000 yıllarında bile olmadığı kadar doğru yapılıyor gibi umarım böyle devam ederiz. Önmüzdeki tek sorun şike olayları onlarda aşılıcak bir şekilde. Selametle...

hücum futbol dedi ki...

Bak simdi aklima geldi sen bir de Barcelona'yi sikici buluyordun degil mi?
Real madridi mi seviyorsun:)

extensor dedi ki...

hücum futbol: Evet, Barcelona'nın özellikle kendisinden daha kalitesiz olan İspanya'nın orta ve alt sıra takımlarına karşı oynadığı maçlar izlenemeyecek kadar sıkıcı. Real Madrid'i sevmem sadece Zidane'dan dolayıdır başka bir şeyden değil, bir de Morientes'i severdim zamanında bayağı.

vt dedi ki...

"Varsın bi yıl daha oynasalardı en fazla bi yıl şampiyon olamazdık."

Kulüp mü futbolcular için var, futbolcular mı kulüp için?

14 yıl bekleriz romantikliği yapmaya gerek yok.