7 Ocak 2012 Cumartesi

Ayakta Alkışlanır 2-4



Devre Arası twitter'dan yazdıklarımı ve sonra maç sonu düşüncelerimi yazacağım.

- Melo'nun bu saçma laubali top kayıpları canımızı yakacak diyordum. İki golde de önce Melo sonra Sabri'nin uyum sorunu... Esas iş Melo'da...

- 9 savunmacı ileri bir Zenke bir Ehiosun iki siyahi güçlü süratli adam ve tamam. Mantıklı taktik çünkü iki ağır stoperi olan Galatasaray.

- Sabri'nin hataları uzun süre oynamamasından ve toparlanmadan 11 oynatılmak zorunda bırakılmasından hiç ama hiç kızmam Melo'nun ki laubalilik

- Klasik Sabri işte ben hazır değilim daha dese bunlar olmaz, öyle demez sorumluluk alır batırır klasik Sabri

- Ujfalusi ve Semih de iki süratli santrafora patladı. Kabul edelim ki ikisi de ağır ve tek hamleli geri koşabilecek adamlar değil

- Hazır olmayan Sabri kulübede, Gökhan Zan, Semih stoperde olsa biraz daha iyi olurdu Gökhan fizik olarak daha iyi durumda Semih ve Ujfa'dan

- 2. yarı Engin yerine Riera falan girerse tempoyu arttıramazsın ve 2-0'lık mağlubiyet kağıdına imza atmış gibi olursun

- Şöyle bir yedek kulübesine baktım da ben olsam oyuncu değiştirmem!

- Olcan Adın için 3.250 milyon euroyu çok bulmak alamamak da bu maçta elin kolun bağlı kalmanı sağlar böyle.

- Bu arada sizler Kazım Kazım'ı beğenmiyordunuz değil mi :) Anladınız mı topu ilerde tutabilmek ne demek?

*****************2. YARI BAŞLARKEN*******************************

Düşünüyorum. Aklıma gelmiyor. Ufuk, Çağlar, Ceyhun, Riera, Serkan Kurtuluş, Servet Çetin, Sercan Yıldırım bu yedeklere bakınca yapılacak değişikliğin hiç bir fayda sağlamayacağı zarar vereceğini görüyorum.

Hücumdan, ortasahadan bir adam çıkarıp Sercan'ı koysan kalabalık savunmada ezilir, zarar edersin.

Hücumdan, ortasahadan bir adam çıkarıp Riera'yı koysan Riera tempo yapabilecek bir oyuncu değil, yine zarar edersin.

En alınabilecek adam Riera sonra Sercan. Bunları sokmak için yapabileceğin tek şey onları ekstra bir kişi hücuma koyabilmekle oluyor. Ben bunu 15 dakika içinde düşünemedim.

Fatih Terim düşündü ve cesaret etmekte de hiç korkmadı. Fenerbahçe maçı öncesi de büyük bir cesaret örneği göstermişti ve derbiyi böyle almıştı doğru ama bu maç üstüne bir de kriz anındaydı. Kriz anında kısa zamanda düşünebilmek ve uygulayabilmek ise çok daha büyük bir büyüklük.

2. yarı oyuna çıkan takımı görünce şöyle yazmışım twitter'a.

Ujfa sağbek - Melo - Semih stoper Hakan solbek, Engin sağda - Riera solda Selçuk göbek, Emre forvet arkası, Baros - Elmander DELİSİN FATİH TERİM AYNI DERECEDE BÜYÜKSÜN!

Ekstra işi bulabildiğini maç başlamadan önce görmüştüm.

Ofiste de demiştim ki işte büyüklük burada. Çünkü sen atıyorum Sabri çık Servet geç stopere, Ujfa geç sağbeke dersen ki bunu kahveden hallice adamlar da yapar. O zaman oyuncularına kazanmanızı istiyorum diyemezsin.

Bunu yaparsan, oyuncularına kazanacaksınız demiş oluyorsun. Fenerbahçe maçı öncesi de bunu yapmıştı işte.

Terim'in bu özelliği Fenerbahçe'ye Galatasaray'ın 6-0 yenilmesini de sağlamıştır ancak o 6-0 Terim'in Galatasaray'a verdiklerinin yanında devede kulak kalır.

Geçelim bireysel performansa...

Emre her geçen hafta beni iyiki yanıltıyor, çok güzel.

Selçuk her geçen hafta daha çok yıldız oluyor. Onu da bir ara yeterli sorumluluk almamakla eleştirmiştim beni duyar gibi art arda haftalarca büyük maçlar oynadı.

Maç 3-2 olunca şu 11'le bu maç 3-2 bitmez ya 3-3 olur ya 4-2 olur demiştim. Sercan bu skoru 4-2'ye getirecek en uygun geniş alan oyuncusuydu, hayırlısı olsun ilk golü.

Fatih Terim Sabri konusunda hata bende hazır değildi, onu korumalıydım dedi maç sonu. Terim'in hatalarından dersler çıkarabilen bir adam olmasına çok büyük saygı duyuyorum.

Bu konuyla ilgili bir şeyler yazdığımı hatırlıyorum ama tam ne yazdığımı hatırlamıyorum. Terim'in akıl almam, akıl veririm demesi bence doğru algılanamamış bir şeydir. Terim kendi hatalarından ders alabilen bir adam bunu bir kaç kez önemli zamanlarda fark ettim.

7 Yorum yapılmış:

hücum futbol dedi ki...

Selam
abi yazmayayım dedim ama dayanamadım yazıyorum. eveleyip gevelemeden baştan söyleyeyim sen harbiden futboldan zerre kadar anlamıyorsun. anlıyor gibi görünüp, bir takım şeyler yapıyorsun ama tüm analizlerin, öngörülerin ve bunları dayandırdığın temeller tam bir facia! hangi birine cevap vermek lazım. sen zaten maç esnasında twitter'a geçtiğin mesajlarla bunları göstermişsin. dostum farklı olmak, veya kimsenin görmediğini yakalamak adına komik durumlara düşme bence. hıncal uluç olmak da bir şeydir kolay değildir. hıncalın dediklerinin 2'si saçma veya komikse, 8'i doğrudur okuyan her ne kadar ondan nefret bile etse kendi içinde haklı bulduğunu bilir. bazısı itiraf etmeye cesaret edemez ama öyledir. ama sende bu bile yok. teker teker gidelim yazdıkların üzerinden:
- tamam ilk gol melonun hatası ama devamında hızlı olmasına rağmen adamını takip etmeyen ve kaçıran bir sağ bek var.
- ikinci golde nasıl bir melo hatası var anlayamadım. kafasıyla asist yapan sabri dışında bu gole ortak arıyorsan senin bir türlü beğenmediğin semih'in yediği kolay çalımı ekleyebiliriz. Ama melo değil.
-sabrinin hatalarını tek sebebi var topçu falan olmaması ve hiçbir zaman da olamayacağı. oynamasının tek sebebi de kazımın oynama sebebi ile aynı! İrrasyonel ve ideolojik. Mantıklı izahı yok! sabri bırak teknik yoksunu oluşunu, hiçbir zaman bir futbol zekasına sahip olmadığı için istediği kadar uzun süre oynasın veya hazır olsun bir şey değişmez. Bunu görmek için futbol alimi olmaya gerek yok. Bu adamın son 7 yılda ne oynadığına bakmak kafi. Ama sen fizik güçle ve hazır olmayla futbolun adam gibi oynanabileceğine inanmaya devam et. Fizik güç, kondüsyon gerek şarttır iyi futbolcu olmak ve iyi futbol oynamak için ama yeter şart değildir. Tek başına fizik güçlü olmak ve hazır olmak yetseydi mustafa sarp, barış, cihan, Orhan ak, servet vs.. adamlar bizi deli etmezdi. Hepsinin ortak özelliği futbol zekası ve karar verme yetilerinin olmaması. Oyunu tamamen telaş içinde oynamaları. Son derece de kazma olmaları.
……………Devamı 2.postta gelecek………………

hücum futbol dedi ki...

…………..Devamı………
- ujfa ve semih hızlı adamın önünde patlamış! Takımın oynadığı oyun riskli, bir top kaybında santraforla burun buruna geliyorsun ve az adamla yakalanıyorsun, bana söyler misin dünyada hangi takımın stoperleri bu durum karşısında zor duruma düşmez?bu ujfa ve semihin yetersiz olduğunu göstermez. Melonun hatalı pası ve topu kaptırması, sabrinin saçmalıklarının ceremesini bu adamlara özellikle semihe yükleme. Popescu da ağırdı ama onun birçok üstün özelliği onu büyük bir stoper yapmaya yetiyor. Ujfa da oyle. Semih de oyle olacak! Sen Gökhan dedikçe inadına Semih Kaya diyorum!!!
-gökhan zan yorumu için hakikaten bir şey söylemek istemiyorum. Zan ve servet gibi bilimum futbola tepki olarak doğmuş tiplerin yeni galatasaray’da yeri yok. Sadece 1 veya 2 transfer dönemi sonra, servet, zan, Ayhan, Serkan kurtuluş, çağlar, aydın hatta bence kazım, hakan balta ve Sabrinin bu takımdan gideceğini düşünüyorum. Eğer gitmezlerse bu düzende bu takımda oynama ihtimalleri dahi yok.
-ya kazım kazım için ne olur artık bir şey yazma. Ne kadar fuzuli gereksiz futbolcu olmasının yanında adam değil. Laubali, kifayetsiz bir adam. Hiçbir taktik disiplin yok, kanat oyuncusunun yapması gereken hiçbir şey yok, oyun zekası 0, karar verme yetisi 0, pas vermesi gereken yerden abuk subuk şutlar, ceza sahası sanki mayınlı arazi oraya girmek yok. Nedir bu adam? Okulda rugby idmanına giderken yanlışlıkla futbola mı başlamış. O fizikle ancak ondan rugby oyuncusu olur. Neyi anladık mı? Sen bir anlat şu kazımı da anlayalım allahaşkına.
-emre seni yanıltıyormuş! Adam 6-7 maçtır bağırıyor artık. Tükürdüğünü yalayabilirsin artık.. büyük topçu kumaşı vardı hoca onu ortaya çıkardı. Sen hala emreden olmaz demeye devam et.
Neyse uzun oldu yayınlar mısın bilmiyorum ama biraz sert kaçmış olabilir. Zaten içinde hakaret falan yok. Sadece artık bu yazdıklarına tahammül edemiyorum çünkü gerçekten çok yanlış tespitlerin var. Umarım bunları eleştiri olarak alıp tez elden bu işi bırakırsın. Borges, pcfclion, mahalle takımı,aceto, bunları oku bari. Harbiden bakış açını değiştir bir şey yap!

Sean dedi ki...

Benim elestirim sabirsiz Galatasaraylilara... Bu takim hic mi gol yemeyecek? Hic mi hata yapmayacak? Hic mi mac kaybetmeyecek? Hemen iki golde adam asmaca,homurdanma basliyor.Gecen seneyi unutmayalim lutfen.Takimimiza guvenin ve destek olun.Gonlunde aslan yatan insanlari kucumsemeyin ve kendinizi bir an icin onlarin yerine koyun.Bu takim,hepimiz arkasinda oldugumuz surece daha guclu olacak bunu unutmayin.

extensor dedi ki...

hücum futbol: "sabrinin hatalarını tek sebebi var topçu falan olmaması ve hiçbir zaman da olamayacağı. oynamasının tek sebebi de kazımın oynama sebebi ile aynı! İrrasyonel ve ideolojik. Mantıklı izahı yok! sabri bırak teknik yoksunu oluşunu, hiçbir zaman bir futbol zekasına sahip olmadığı için istediği kadar uzun süre oynasın veya hazır olsun bir şey değişmez. Bunu görmek için futbol alimi olmaya gerek yok."

Bu lafının üzerine benim değil senin daha çok okuman lazım kardeşim :D Futbol alimi olmaya gerek yok demişsin Sabri ile çalışan her futbol alimi Rijkaard, Hiddink, Fatih Terim gözünü kırpmadan Sabri ile oynamış ve üzerine transfer de istememiş. Hatta Hiddink yeri gelmiş Gökhan Gönül var diye adamı solbek falan oynatmış.

:) Eleştirilerin komik, 2. gol öncesi de Melo'nun top kaybı var hadi onu da görmedin geç.

Emre Çolak'ın büyük olduğunu ispatlaması için bu maçlardan 2 değil, 20 tane oynaması lazım ama esasında önümüzdeki sene ispatlayabilecek büyük olup olmadığını. Burak'ın bu sene ispat etmesi gibi.

Samsun'da, Emre, Engin kanatlarda çok fazla top kaybı ile oynadı ilk devre, top tutamadılar, Kazım olsa oyunu soğutabilir, topu tutabilir ve Galatasaray'ın bu kadar atak yemesine engel olabilirdi.

Ki Terim de Kazım'ı hiç kesmeden oynatmaya devam ediyor çok bilen arkadaşım :)

Neyse herkes herkesin anlayabildiği kadar anlayamaz ya da göremez suçlama kendini

CaRtMaNtR dedi ki...

herhalde baya olmuştur 2-0'dan galatasaray maç çevireli, ne diyeyim özlemişim :D

ama ikinci golde bile takımın sabri'yi üzülme demesi engin yerde yatarken melo ve baros'un kalk zaman kaybetmeyelim demesi, bu tür ufak nüanslar kazanan takım olmanın işaretidir.

ikinci yarının başı ise ciddi bir kumardı. ya 3-0 olur ve farka gider ya da 2-1 olur maç dönerdi. ikinci senaryo gerçekleşti. özellikle galibiyet gollerinde tüm takımn yedeklerle birlikte topluca sevinmesi de takım olma adına güzel işaretler.

sabri belli bir fiziki yeterliliği ulaştığında bu gün yaptığı hataları kapatabilen bir adam ama yine de asla ilk onbirin direk oyuncusu olmamalı.

keza hakan balta'da stoper olmayacaksa bu takımın sol beki olacak adam değil. defansif bek olayını anlarım ama bir adam kendi yarı sahısını maç boyunca 2-3 kez geçip bunlarda da sıfıra inmeyi geçtim doğru dürüst orta yapmazsa nasıl baskı kuracak takım. bazen bu tutuculuğu o kadar abartıyorki oyunu çağlar kadar tek yönlü oluyor.

ujfa ve melo takımda çok sevilen ve sözü dinlenilen adamlar gibi görünüyor. özellikle gollerden sonra oyuncuların melo'ya koşması olsun ujfa'nın takımı idare ediş tarzı olsun uzun zaman yabancılarının pasifliğinin sorun olduğu bi takımda önemli olaylar bunlar.

devre arası transferlere gelirsek yiğit gökoğlan'ı çok beğenmesemde sırf aydın'dan iyi olabileceği için isterim.

yiğit incedemir ise her ne kadar teknik açıdan yetersiz bir adam olsa da liderlik vasıfları olan bir oyuncu olarak orta saha için iyi bir alternatif olabilir.

olcan ve özgür çek transferleri kaçtığına göre uğur uçar'ın yuvaya döndürülmesi faydalı olabilir.

devre arasında yerli havuzuna bakılırsa genç gurbetçileri denemek daha faydalı olabilir. daha önce adları geçen mirkan aydın ve mervan çelik gibi isimler uygun maliyetlerle alınabilecek ve en azından iyi çıkar mı diye denebilecek isimler.

bu arada merter'de yavaş yavaş formaya ısındırılırsa bi senede rotasyona 3 alt yapı oyuncusu eklenmesi (direk onbir bile olmasa olur rotasyon için bile kendi kaynaklarını değerlendirmek önemli bir maddi kazanç) önemli bir başarı özellikle de 92-94 yaş aralığında pek adı duyulmuş bir ismin alt yapıda olmadığını da düşünürsek.

M.Cagdas dedi ki...

Yahu arkadas daha once de yazdim da, bloglari okuyup, yazan adama cemkiren ve isi birakmasini soyleyen bir guruh var. Sadece bu blogda degil bu, baska yerde de goruyorum.

Arkadas madem begenmiyorsun adamin yorumunu, OKUMA! Ya da madem cok anliyorsun futboldan, git kendin ac bir blog gorelim ne kadar anliyorsun, yorum yapalim. Adam saatler harcayip yazmis gelip buraya isi birakmasini soyleyebilmek nasil bir kafadir? Hayir sanki adama para oduyorsun yaz diye. Ya da ne bileyim sanki Fatih Terim bu adami okuyup ona gore takim cikariyor.

Ben de katilmiyorum bir suru yorumuna extensor'un ama ne demis diye bakiyorum, ya da yorum yapiyorum ne biliym. Canim isterse de derim ki bi bok bilmiyor bu adam, bi daha da acmam. Ne sansur kafasiymis arkadas bu ulkede nereye kafayi cevirsen. Biz yapmayiz sadece yikariz!

hücum futbol dedi ki...

ya sen haklılığını göstermek için bir takım referanslara ona buna niye sığınıyorsun? fatih terim oynattıysa haklıdır, rijkaard, hiddink, oynattıysa haklıdır. bunlar oynattı da ne oldu? çıplak gözle 50 kere, televizyondan 100 kere izlediğim sabri'nin son 7-8 yılda 1 arpa boyu ilerlemediğini niye görmek istemiyorsun? mesele samsun maçında yaptığı hatalar değil? bu çocuk futbol zekasından ve karar verme yetisinden yoksun. tekniği kısıtlı. sadece fizik var o kadar. ama bu fubol atletizm değil ki; atletizim de bile teknik vardır, kafana göre koşamazsın. hiddink oynattığında nasıl oynadığını gördük. bir daha oynadı mı solda? veya gökhan olmasına rağmen sağbek oynadı mı? madem öyle hoca niye eboue'yi aldı? niye her transfer döneminde sağ bek aranıyordu. ya sağ beke ali turan bile alındı? düşün artık. adam olmayan yerde keçiye abdurrahman çelebi derler diye bir söz vardır, bilir misin? işte sabri o. kimse alınmazsa veya ondan daha rezil biri alınırsa sabri mecburen oynar. bu çocuk bize sağ bek bile gelmedi sonradan mecburiyetten oarada oynamaya başladı. çünkü hucüm hattında çok hatalı kararlar veriyor. vurulmayacak yerden vuruyor, pas vermesi gereken yerde çalıma giriyor vs... çok koşar, mücadele eder, hırslıdır, azimlidir, iyi niyetlidir, yürekten oynar maalesef her teknik direktörün takıntıları vardır. sabri de böyle bir adamdır. galatasaraylıdır falan...

2.golde melonun top kaybı var da bu gölü kime yazmak lazım. her top kaybı yapıldığında rakibe asist mi yapılması lazım? melo 2 top kaybı yaptıysa 10 tane de atak kesmiştir. gol atmıştır...sabri aldı topu adamın önüne indirdi.

emre çolak böyle 20 tane daha maç oynadığı zaman zaten kimsenin onayına ihtiyacı olmaz. 20 tane böyle maç yapınca ona herkes büyük topçu diyecek. mühim olan ondaki parıltıyı şimdi görüp anlamak öngörmek, analiz etmek, takdir etmek.
kazım için hala top saklıyor falan diyorsunya hakkaten birşey söylemek içimden gelmiyor... yorumsuz... tamamen anlayış farkı bence. ben kazımı külüpten içeri sokmam istediği kadar top saklasın, topu hatta hiçkimse bulamasın öyle bir saklasınki kendini de kaybetsin. şimdi gitmiş saçları sarıya boyatmış!böyle rezillik olmaz, bu boş işlerle uğraşssın dursun. onun varlığı yüzünden mertanı 2 sene sonra izleyeceğiz maalesef. ama mertan da kim değil mi? hele bir 50 tane büyük maç oynasın Kazım abisi gibi:)terim niye oynatıyor bilmiyorum anlamıyorum? lucescunun bülent akın'ı oynatması gibi, rijkaard gibi bir adamın mustafa sarp'ı oynatması gibi bir şey bu. belki şahsen seviyor bir şekilde ama bence haksızlık ediyor. en azından mertan'a benfica maçında 20 dakika izlediğim mertan fiziği, sürati ,tekniği, yaptığı ortalar ve katetmesi ile haza bir sağ kanat. kazım'a 10 değil şu anki ham haliyle 20 basar. umarım hoca da bu gerçeği görecektir.

işin zor extensor. yaşın kaç bilmiyorum ama görüşler zor değişir. futboldan ve futbolcudan anlamak için alim olmaya gerek yok. benim 11 yıldır kombinem var 31 yaşındayım. 4-5 yaşından beri hafızamın aldığı kadar galatasarayı izliyorum, yaşıyorum.
aynı zamanda yılda hiç izlemiyorsam 20 tane maç izliyorum yurtdışında. özellikle barcelona maçlarını son 5 yıldır izliyorum canlı olarak. futbolu diğer birçok sporu izliyorum bazılarını amatör olarak yapmaya çalışıyorum. güzel noktalara temas ediyorsun ama çoğu kez bazı aşamadığın klikler var nedense? sana akıntının gittiği yere doğru git demiyorum veya herkes neyden nefret ediyorsa sen de aynını yap da demiyorum ama farklı bir yan göreceğim diye de kendini bu kadar zorlama komik oluyorsun. ve bence asla argümanlarını başkalarının referannlarına dayandırarak kendini haklı çıkartmaya çalışma. bahsettiğin bütün bu futbol adamları da büyük adamlardır hepsine ayrı ayrı çok büyük saygım, hayranlığım var benim de ama onlar da takıntılı insanlar. serveti de herkes oynatıyor ama bu servetin iyi topçu olduğunu göstermez. benim asla beğenmediğim ve hiçbir zaman güvenmediğim bir oyundur servet.