22 Aralık 2011 Perşembe

Galatasaray - Manisaspor (İtalya Ligi Maçı)

Ligin en iyi takım oyunu oynayan ekiplerinden birine karşı oynadı Galatasaray.

Halbuki rakibin savruk bir savunma yapısı vardı stoperler çok fazla pozisyon hatası yapıyordu ve bu tribünden çok göze çarpıyordu ama Galatasaray'ın böyle bir savunma hattına karşı 2 forvetiyle üstelik pozisyona girememesi de düşündürücü.

Düşünelim... Galatasaray hızlı ve bireysel oynayan bir takım olsa Manisaspor'un ve rakiplerinin bireysel eksikliklerini kullanarak maçlar kazanır veya kazanamaz.

Misal Beşiktaş Manisaspor'a bu tarz bir oyun oynadığı için fark atmıştır. Beşiktaş'ın bireysel yetenekli oyuncuları vardır ve oyun bunlar üzerinden hızlandırılarak oynatılır.

Ancak Galatasaray bu sezon bu görüntüde bir takım değil. Beşiktaş karşısında da İsmail Köybaşı gibi bir madeni kullanmayı denemedi Terim.

Amacı takım oyununu yerleştirmek bu yüzden de bireysel oyunları reddediyor. Kazanacağını bilse de, uzun vadede amacı kaybetmeyen bir takım yaratmak.

Bu ligte takım oyununu en iyi oynayan ekipler Galatasaray, Fenerbahçe, Manisaspor, Mersin, Gençlerbirliği ortak özellikleri az gol yemeleri çünkü takım halinde oynuyorlar ve bireysel X bir oyuncuyu taşımıyorlar. Beşiktaş Quaresma'yı taşıyor ve onun üzerinden oynuyor bu takımlarda bu yok. Fuat Çapa mesela benimle yaptığı röportajda belki 10 kere tekrarladı, takım halinde oyun, takım oyunu, bireysel yetenek de önemli ama takımla hareket etmek olmazsa olmaz. Bireysel yetenekli adamları takım oyununa yönlendirmektir olay. Messi, Ronaldo vs bütün büyük oyunculara bak hepsi çok yeteneklidir ama aynı zamanda takım oyuncusudur Sinan vs vs...

Galatasaray bilmemkaç deplasmandır gol yemiyor, pozisyon az veriyor, hat halinde hareket ediyor. Gerets'teki gibi hurra hücumlar kaçan bir dolu pozisyonlar yok ama hiç pozisyon vermeyip az pozisyonla alınan Lucescu galibiyetleri var.

Terim tam bir İtalyan takımı yarattı Galatasaray'dan. Takım hat hat ilerliyor.

Bunun dışında oyuncu istatistiklerine bir bakalım.
Manisaspor'da İlker son 1 ayda 3. frikik golünü yedi refleksleri hep çok iyidir (Elmander'in kafası) ama pozisyon almayı bilmez.
Solbekleri Klukowski Hakan Balta'ya benziyor akarı yok kokarı yok, Akaminko vasattı aslında sağlam fiziği vardır, yardırır ama kötü günündeydi.

Hüseyin Tok ve Dixon vasat stoperler bence.

Yiğit İncedemir kaliteli oyuncudur basit oynamayı bilen tekniği olmayan iyi pozisyon alan ve çok iyi bir fiziğe sahip ön liberodur futbolculuğu Cana'ya çok benziyor ama karakteri Cana gibi değil lider vasıf, agressiflik, hırs, cesaret gibi özelliklerini geliştirirse Cana gibi büyük piyasası olan bir oyuncu olabilir ama yaşı 25 falan oldu artık.

Mehmet Güven fena değil işte hep aynı tempo düşükse oyuna adapte olabilir ve tekniğiyle iyi işler yapabilir, tempo artarsa fiziğiyle geri düşer ve oyundan silinir.

Nizamettin vasat bir ortasaha göbeği.

Simpson yetenekli bir kanat oyuncusu ilk dakikada golü atıyordu, aptal girişleri var, ilk yarıda o aptalca sarı kartı görmese Galatasaray'ın tek tehtidi olmaya devam edebilirdi ikinci yarıda, o çıkınca pozisyon üretme şansı kalmadı Manisa'nın.

Yiğit Gökoğlan büyük fiyasko olur İstanbul'da, Aydın'dan hallice, daha kendisini kanıtlamadan asla gelmemeli. İsaac da yardımsız bir hiç.

Galatasaray'da Muslera maçı çeviren 1 numaralı adam. Büyük takım kalecisine 90 dakikada 15 tane şut gelmez bir tane gelir ve maçın kaçıncı dakikası olursa olsun büyük takım kalecisi onu kurtarmayı bilmelidir. 60 dakika bekledi, soğumadı, müthiş bir top çıkardı maçı aldı. O top gol olsa durum 0-1 olacak ve büyük ihtimalle maç dönmeyecek, Manisa kapanacak. Kalede Ufuk olsa maçı 0-1 Manisaspor kazanırdı.

Ben böyle çok maç izledim geçen sene, ortada giden maç, 50 dakika rakibin pozisyonu yok, bir serseri şut, bir aptal kaleci hatası ve hop 0-1 sonra da çevrilemeyen maç.

Eboue iyiydi çok pozisyon üretti. Servet uyum sorunu yaşattı maç başında sonra idare etti. Ujfa saçma bir kart gördü onun dışında hep aynı hep 10 üzerinden 8 müthiş bir oyun istikrarıyla oynuyor. FM'de oyuncuların maç sonu ortalama puanları varya Ujfa lider olur işte onda.

Hakan Balta maçın en kötüsü çok fazla top kaybı yaptı, normalde Hakan yavaş ama doğru top kullanır bu maçta ise hızlı top kullanmaya çalıştı ve bir sürü top kaybı yaptı, hücumu da destekleyemedi. (Geçen maçta destekledi mi diyeceksiniz) Bir bekin hücumu desteklemesi için illa kendisini 0'a inmesi gerekmez, 0'a indirecek pasları da dağıtması hücumu desteklemektir. Hakan maç içinde defalarca ortaalana kadar çıkıp oradan oyun kuruyor. Oyunu hiç desteklemeyen adam Çağlar Birinci'dir çünkü kendi yarı alanının ortasından ileri gitmez korkar ve orada top kullanılmaz, orada top kullanılmadığı için sol kanat akını gerçekleşmez. Hakan ortasahaya kadar gelip solda oyun kuran soğukkanlı bir oyuncu bu maç kötü top kullandı sadece.

Melo maç başında konsantrasyon hataları yaptı, sonra 2 çalımla kendine geldi ve dakikalar geçtikçe daha sağlam bastı, daha iyi oynadı, hep böyle zaten, motivasyonla oynuyor ve çok konsantrasyon hatası yapıyor bir gün başımızı yakacak.

Selçuk duran topları iyi kullanmaya başladı, işte tam bir yıldız golü ve tam bir yıldız sayesinde kazanılan 3 puan izledik. Geçen sene Alex'in 77. dakikada Kadıköy'de Sivasspor'a attığı frikiği hatırladım o maç da 1-0 bitmişti. Alex olmasa 0-0 bitecekti Sivas çok iyi direniyordu, yıldız adam nasıl fark yaratır çok barizdi o maçta, bu maç da onun gibi oldu. O da ilk yarı sonundaydı bu da ilk yarı sonunda.

Kazım hep aynı, istikrarsız, alternatif sağ açık şart ama Yiğit Gökoğlan değil, Aydın gitsin Hamit gelsin mesela Yeni yabancı sol açık - Melo - Selçuk - Hamit süper olur.

Emre Çolak iyiydi, beğendim, sırıtmadı, ilk yarının sonunda o kafayı atacaktı. Asisti yapan kim? Selçuk mükemmel asistti.

Selçuk Trabzonspor ve Manisaspor maçlarında aldığı para gibi yıldız gibi oynadı. Bu maçların sayısını arttırmalı.

Baros ve Elmander bu dağınık ve vasat stoperlere karşı sırf kendi yetenekleriyle bir çok pozisyon üretmeliydiler ikisi de vasatı aşamadılar, idare ettiler.

Bugün Antalya - Fenerbahçe'ye 0-1 gol aralığı oynadım, Mersin - Eskişehir'e alt oynadım, Sivas - Samsun'a üst oynadım. Kayseri - Ankaragücü 1 oynadım 5 lira 115 lira veriyordu. Aldığım Elmander forması toplam 115 lira sarı forma 100 isim yazdırma 15 115. Elmander son dakika o golü atsa formanın parasını çıkaracaktı :)

Gel gelelim formasını almamdan bir gün sonra da Galatasaray'daki en kötü maçını oynamıştı Mersin İ.Y maçında dünyaları kaçırmıştı. Ben totemci değilimdir ama Elmander'le aramızda ilginç bir bağ var.

3 Yorum yapılmış:

aks111 dedi ki...

gençlerbirliği az gol yiyor demişsinde öyle bişey yok baya gol yiyorlar :D.ama demek istediğini anladım :D.

extensor dedi ki...

sks111: Şimdi baktım da evet Gençler totalde çok gol yemiş ama 10. haftadan sonra sadece 4 gol yemişler!
Burası önemli.

İlk 10 hafta hocanın sistemini oturtmasına zaman vermek lazım bir de şunu diyeyim Gençlerbirliğinin kadrosu dengesiz hücumda bayağı iyi alternatifler var ama savunmada alternatif yok ve kalitesiz adamlar var.

sembolist dedi ki...

servetin aldığı kilolara bakınca bu adamın futbolcu mutmolcu olmadğına iyice kanaat getirdim..
zan ve serveti bu kadrodan temizlerse Terim'e devricimci derim..
ayhan-aydın da beraber gitsinler..
yedek klubesinde oturmaları bile zarar..